Çocuklarımıza ne söylüyorsak öyle olma ihtimallerini artırıyoruz.

Çocuklarımıza ne söylüyorsak öyle olma ihtimallerini artırıyoruz.

Çocuklarımıza ne söylüyorsak öyle olma ihtimallerini artırıyoruz. Eskilerin bir sözü vardır. Bir adama kırk gün deli de, kırk birinci gün deli olduğuna inanır.
Yani onlara “Senden adam olmaz, sen bu işi beceremezsin, beceriksizin tekisin, ” gibi sözler söylemek, onların öyle olma ihtimallerini artıracaktır. İnsan ister istemez bu söylemleri bilinçaltına atar. Bilinçaltı da, daha çok ne söyleniyorsa onu yapma eğilimindedir.
“Senden bir şey olmaz, sen bu işi yapamazsın, bu işin altında kalırsın boşa uğraşma, sende bu kapasite yok” gibi bir sürü olumsuz konuşma, insanların gerçekten de öyle olmasını kolaylaştırıyor. Moral ve motivasyonu kalmayan çocuk “Evet zaten ben bu işin üstesinden gelemeyeceğim, başaramayacağım, ailem de bunu biliyor” gibi düşünceleri özümseyebiliyor..
Bu yüzden haykırarak, bağırarak diyoruz ki genel olarak eğitimde özel olarak ise insan davranışlarını değiştirmek istiyorsanız insanların artılarını ve yaptıkları şeyleri başaracaklarına olan inancı artırmak ve işlemek gerekir..
Yani önce olumlu yanları görmek, taltif etmek,onare etmek her zaman işe yarar…
Bir araştırma:
Bir köpekbalığı aç bir halde akvaryuma konur. Akvaryum cam bölmeyle ikiye ayrılır. Akvaryumun içine bir küçük balık bırakılır. Köpek balığı küçük balığı yemek için hemen harekete geçer, ama kafasını ne olduğunu anlamadığı bir şeye (cama) çarpar, şaşırır. Sonrasında defalarca dener ama her defasında kafasını cama çarpar. Bir süre sonra küçük balığı yemek için hiçbir şey yapmaz. Onu yemeyi “başaramayacağını ” öğrenmiştir.
Bu sırada aradaki cam bölme kaldırılır. Büyük balık küçük balığı gene de yemez. Çünkü çaresizliği öğrenmiştir. Ne yaparsa yapsın, onu yiyemeyeceğine inanmıştır. Deneye yanıla, bir daha denememeyi öğrenmiştir. Bu duruma “ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK” psikolojisi denmektedir.

 

No Comments

Leave a comment